Faaliyetler
Seminerler ve eğitimler
Ankara’nın Sincan ve Pursaklar ilçelerinde aileler, öğretmenler ve okul yöneticileriyle 7 farkındalık semineri ve ilkokul öğretmenleriyle 7 kapasite geliştirme eğitimi gerçekleştirildi.
Farkındalık seminerleri 7
Öğrenme güçlüğü çeken çocuğu olan aile temsilcilerine yönelik farkındalık artırma seminerlerinin ilki. Seminerde "Öğrenme Güçlüğü" ve "Ders Çalışma Becerileri" sunuları kullanıldı.
Haberin tamamı
Her Öğrenci Önemlidir! Öğrenme Güçlüğü Olan Öğrenciler İçin Kapsayıcı Eğitim Hizmetlerinin İyileştirilmesi projesi kapsamında; disleksi, diskalkuli ve disgrafiye sahip çocuğu bulunan 40 aile temsilcisine yönelik farkındalık artırma seminerlerinin ikincisi Sincan’da gerçekleştirildi.
Seminerin açılış konuşmasını yapan Akademisyenler Birliği Derneği Projeler Koordinatörü Gazi Üniversitesi Dr. Öğretim Üyesi Tayfun Fındık, derneğin daha önce yapmış olduğu ve halihazırda yürüttüğü projelerden bahsederek birçok alanda Türkiye’nin gelişimi için nasıl mücadele ettiklerini anlattı. Bu projenin bir buçuk sene süreceğinin altını çizen Fındık, katılımcılara evlatları ve ülkenin geleceği için yaptığı fedakarlıklardan dolayı teşekkür etti. Bu seminerleri veren eğitmenlerin alanında uzman olduğunu belirten Fındık, anlatılanların can kulağıyla dinlenilmesini tavsiye etti.
Velilerin farkındalıkları arttı
Özel eğitim alanında uzman olan eğitmenler, katılımcı ailelerle etkileşimli bir seminer gerçekleştirdi. Seminer öncesinde ailelere öğrenme güçlüğü çeken öğrenciler hakkında sorular içeren bir ön-test dağıtılarak etkinlik öncesi bilgi seviyesi değerlendirildi. Etkinlik sonunda dağıtılan son-testte ise başarı oranının çok yüksek olması eğitmenlerin yüzünü güldürdü.
Alanın en iyi akademisyenleri tarafından verilen seminer dört derste tamamlandı. Veliler, dinamik eğitim yöntemiyle verilen seminere çok iyi adapte oldu.
Doç. Dr. Zehra ATBAŞI ve Dr. İrem AKÇAYIR teorik olarak öğrenme güçlüğü çeken öğrencilerin okuma ve yazma becerilerinin geliştirilmesine yönelik bilgiler aktardı. Ayrıca cinsiyet eğitimine de değinildi. Eğitim esnasında veliler anlatılanları kendi çocuklarıyla eşleştirerek eğitime aktif bir şekilde katıldı.
Aileler empati yapmaya yönlendirildi
Dr. İrem AKÇAYIR verdiği seminerde ailelerle sürekli diyalog kurmaya özen gösterdi. Öğrenme güçlüğü çeken öğrencilerin okumada zorlandığı durumlarda onlara kızarak bu problemlerin ortadan kalkmayacağını belirtti. Ailelerin rahatça okuyabildiği kelimeleri, öğrencilerin aslında daha farklı gördüklerini, zihinlerinde harflerin yerlerinin değiştiğini, düz yazılan bir harfi ters olarak görebildiklerini anlatarak neden okuyamadıklarını anlattı. Bir web sitesi üzerinden açmış olduğu bir metni velilerden okumasını istedi. Ancak projeksiyondan yansıyan metindeki kelimelerin harfleri sürekli yer değiştiriyordu. Haliyle veliler metni rahatça okuyamadı. Veliler öğrenme güçlüğü çeken öğrencilerin neler yaşadığını daha iyi kavradı. Eğitmen Akçayır, bu nedenle özel bir yaklaşımla okuma yeteneklerinin artırılabileceğini katılımcılara aktardı.
Çok Memnun Kaldık
Seminer sonunda aile temsilcileri eğitmenlere teşekkürlerini iletti. Beklediklerinin üstünde güzel geçen ve çok faydalı olan bir etkinlik olduğunu aktardılar. Etkinlik değerlendirme anketinde de organizasyon katılımcılardan tam puan aldı.
Öğretmenlere yönelik seminerlerin ilki 28 Mart’ta
Proje kapsamında tamamlanan ailelere yönelik farkındalık artırma seminerlerinin ardından 28 Mart 2022 tarihinde yine Sincan’da öğretmenlere yönelik farkındalık artırma seminerlerinin gerçekleştirileceği belirtildi.
Disleksi, diskalkuli ve disgrafiye sahip çocuğu bulunan aile temsilcilerine farkındalık artırma semineri. Açılış konuşmasını Akademisyenler Birliği Derneği Projeler Koordinatörü Dr. Öğr. Üyesi Tayfun Fındık yaptı.
Haberin tamamı
Her Öğrenci Önemlidir! Öğrenme Güçlüğü Olan Öğrenciler İçin Kapsayıcı Eğitim Hizmetlerinin İyileştirilmesi projesi kapsamında; disleksi, diskalkuli ve disgrafiye sahip çocuğu bulunan 40 aile temsilcisine yönelik farkındalık artırma seminerlerinin ikincisi Sincan’da gerçekleştirildi.
Seminerin açılış konuşmasını yapan Akademisyenler Birliği Derneği Projeler Koordinatörü Gazi Üniversitesi Dr. Öğretim Üyesi Tayfun Fındık, derneğin daha önce yapmış olduğu ve halihazırda yürüttüğü projelerden bahsederek birçok alanda Türkiye’nin gelişimi için nasıl mücadele ettiklerini anlattı. Bu projenin bir buçuk sene süreceğinin altını çizen Fındık, katılımcılara evlatları ve ülkenin geleceği için yaptığı fedakarlıklardan dolayı teşekkür etti. Bu seminerleri veren eğitmenlerin alanında uzman olduğunu belirten Fındık, anlatılanların can kulağıyla dinlenilmesini tavsiye etti.
Velilerin farkındalıkları arttı
Özel eğitim alanında uzman olan eğitmenler, katılımcı ailelerle etkileşimli bir seminer gerçekleştirdi. Seminer öncesinde ailelere öğrenme güçlüğü çeken öğrenciler hakkında sorular içeren bir ön-test dağıtılarak etkinlik öncesi bilgi seviyesi değerlendirildi. Etkinlik sonunda dağıtılan son-testte ise başarı oranının çok yüksek olması eğitmenlerin yüzünü güldürdü.
Alanın en iyi akademisyenleri tarafından verilen seminer dört derste tamamlandı. Veliler, dinamik eğitim yöntemiyle verilen seminere çok iyi adapte oldu.
Doç. Dr. Zehra ATBAŞI ve Dr. İrem AKÇAYIR teorik olarak öğrenme güçlüğü çeken öğrencilerin okuma ve yazma becerilerinin geliştirilmesine yönelik bilgiler aktardı. Ayrıca cinsiyet eğitimine de değinildi. Eğitim esnasında veliler anlatılanları kendi çocuklarıyla eşleştirerek eğitime aktif bir şekilde katıldı.
Aileler empati yapmaya yönlendirildi.
Dr. İrem AKÇAYIR verdiği seminerde ailelerle sürekli diyalog kurmaya özen gösterdi. Öğrenme güçlüğü çeken öğrencilerin okumada zorlandığı durumlarda onlara kızarak bu problemlerin ortadan kalkmayacağını belirtti. Ailelerin rahatça okuyabildiği kelimeleri, öğrencilerin aslında daha farklı gördüklerini, zihinlerinde harflerin yerlerinin değiştiğini, düz yazılan bir harfi ters olarak görebildiklerini anlatarak neden okuyamadıklarını anlattı. Bir web sitesi üzerinden açmış olduğu bir metni velilerden okumasını istedi. Ancak projeksiyondan yansıyan metindeki kelimelerin harfleri sürekli yer değiştiriyordu. Haliyle veliler metni rahatça okuyamadı. Veliler öğrenme güçlüğü çeken öğrencilerin neler yaşadığını daha iyi kavradı. Eğitmen Akçayır, bu nedenle özel bir yaklaşımla okuma yeteneklerinin artırılabileceğini katılımcılara aktardı.
Çok Memnun Kaldık
Seminer sonunda aile temsilcileri eğitmenlere teşekkürlerini iletti. Beklediklerinin üstünde güzel geçen ve çok faydalı olan bir etkinlik olduğunu aktardılar. Etkinlik değerlendirme anketinde de organizasyon katılımcılardan tam puan aldı.
Öğretmenlere yönelik seminerlerin ilki 28 Mart’ta
Proje kapsamında tamamlanan ailelere yönelik farkındalık artırma seminerlerinin ardından 28 Mart 2022 tarihinde yine Sincan’da öğretmenlere yönelik farkındalık artırma seminerlerinin gerçekleştirileceği belirtildi.
Öğrenme güçlüğü çeken öğrencilerle ilgili değerlendirme, tanılama ve müdahale süreci üzerine farkındalık semineri. Hedeflenen altı seminerin üçüncüsü.
Videoyu izleyin
Haberin tamamı
Sincan’da Öğrenme Güçlüğü Çeken Öğrencilere Yönelik Farkındalık Artırma Semineri 41 Öğretmenin Katılımıyla Gerçekleşti
Her Öğrenci Önemlidir! Öğrenme Güçlüğü Olan Öğrenciler İçin Bütünleştirici Eğitim Hizmetlerinin İyileştirilmesi projesi kapsamında; disleksi, diskalkuli ve disgrafiye sahip öğrenciler hakkında 41 öğretmene farkındalık artırma semineri verildi. Böylece proje kapsamında hedeflenen altı seminerden üçüncüsü de tamamlanmış oldu. Seminerin başlangıcına Sincan Kaymakamı vekili, Sincan İlçe Milli Eğitim Müdürü Ayfer YILDIRIM, RAM Müdürü Emine SAYAN ve SODİMER Başkanı Prof. Dr. Levent Eraslan de katıldı.
Seminerin açılış konuşmasını yapan Akademisyenler Birliği Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. İsmail ŞAHİN, derneğin daha önce yapmış olduğu ve halihazırda yürüttüğü projelerden bahsederek birçok alanda Türkiye’nin gelişimi için nasıl mücadele ettiklerini anlattı. Bu projenin bir buçuk sene süreceğinin altını çizen Şahin, katılımcı öğretmenlere özel öğrencilere karşı gösterdikleri hassasiyetlerden ve ülkenin geleceği için yaptıkları fedakarlıklardan dolayı teşekkür etti. Bu seminerleri veren eğitmenlerin alanında uzman olduğunu belirten Şahin, anlatılanların can kulağıyla dinlenilmesini tavsiye etti.
SODİMER Başkanı: Türkiye Turunda Öğretmenlerin Konu Hakkında Bilgisiz Olduğunu Gördük
SODİMER Başkanı Prof. Dr. Levent Eraslan seminer açılış konuşmasında “Çok değerli Sincan kaymakamımız Abdullah beyle konuştuğumuzda böyle bir projenin olduğunu söyledik. Hemen Sayın Sincan İlçe Milli Eğitim Müdiremizle beraber bu ortama geldik. Burada olma sebebimiz şu; ben 25 sene öğretmen yetiştiren fakültelerde öğretim üyeliği yaptım, sınıf öğretmenlerimiz, rehber öğretmenlerimiz, hatta özel eğitim öğretmenlerimizin bile bu konuda çok bilgi sahibi olmadıklarını eğitmenimiz Ufuk hocayla birlikte yaptığımız Türkiye turunda gördük. Biz SODİMER olarak ücretsiz eğitimler veriyoruz. Gittiğimiz yerlerde en çok bu öğrenme güçlüğü, disleksi, disgrafi, diskalkuli, bunların o kadar yaygın olduğu ve öğretmenlerin bu konuda çok az bilgi sahibi olduğunu gördük. O yüzden burada çok değerli uzman arkadaşlarla olacak etkileşim ile, zaten öyle de bir ortam organize edilmiş, çok güzel ve faydalı bilgiler edineceğinize inanıyorum. Özellikle dijitalleşme arttıkça öğrenme güçlükleri daha da artıyor. Anne babaların çok bilgisi olmuyor. Öğretmenlerin bilgisi olmuyor. Biz de SODİMER olarak Ufuk hocamla, Mahmut hocalarla bir özel eğitim birimi oluşturduk. Çeşitli eğitimleri de orada vermeye devam edeceğiz. Hepinize kolaylıklar diliyorum. Umarım güzel, keyifli bir etkinlik olur.” dedi.
Rehber Öğretmenler Bazen Çocukların Kâbusu Bazen de Kahramanı Oluyor
Sincan İlçe Milli Eğitim Müdiresi Ayfer YILDIRIM açılış konuşmasında “Kaymakam beyin yanına geldiğinde kaymakam bey zaten bahsetmiş, bizi en çok heyecanlandıran şey İlçe Milli Eğitim olarak projedir. Hele konumuz böyle özel çocukları ilgilendiriyorsa iki kat ilgimiz artıyor. Daha önce Etimesgut’ta dört yıl ilçe milli eğitim müdürlüğü yaptım, iki senedir de Sincan’da yapıyorum. Özel çocuklarla ilgilendiğimiz zaman onun verdiği mutluluk ve keyif hiçbir şeyle değiştirilemez benim nezdimde. Rehber öğretmenlerimizle zaman zaman bir araya geliyoruz. Rehberlik Araştırma Merkezi müdürümüz Emine hanımla birlikte planladığımızda, onlar için söylediğim, biraz klişe olacak ama biraz klasik olacak ama benim çok sevdiğim bir cümle var; rehber öğretmenler bazen çocukların kâbusu bazen de kahramanı oluyor. Ama ben çok iyi biliyorum ki hepiniz kahramansınız. Çünkü büyük bir adım atarak burada proje kapsamında buraya geldiniz, bizlerle birlikte oldunuz. Özel çocuklarla ilgili böyle hazır bir projede yer almak, çok kıymetli birbirinden değerli hocalarımızdan da konuyla alakalı bilgiler almak, akademik anlamda da bilgi sahibi olmak hepimizi mutlu edecek diye düşünüyorum. Tekrar teşekkür ediyorum, başarılar diliyorum.” dedi.
Sincan Kaymakam Vekili Organizasyona Gelerek Özel Eğitime Verdikleri Önemi Gösterdi
Sincan Kaymakam Vekili açılış konuşmasında söz alarak “Avrupa birliği projelerine yabancı değilim, Göç idaresi başkanlığında dört yıla yakın çalışma yaptım. Fakat öğrenme güçlüğü konusu hakkında çok bilgim olduğu söylenemez. Bugün ben de sizlerle birlikte konuyu can kulağıyla dinleyeceğim. Başarılı bir etkinlik diliyorum, teşekkür ederim.” dedi.
Katılımcı Öğretmenlerin Bilgi Seviyesi Değerlendirildi
Özel eğitim alanında uzman olan eğitmen Dr. Ufuk Özkubat, katılımcı öğretmenlerle etkileşimli bir seminer gerçekleştirdi. Seminer öncesinde öğretmenlere öğrenme güçlüğü çeken öğrenciler hakkında sorular içeren bir ön-test dağıtılarak etkinlik öncesi bilgi seviyesi değerlendirildi. Etkinlik sonunda dağıtılan son-testte ise başarı oranının çok yüksek olması seminerin ne derece verimli geçtiğinin göstergesi oldu.
Dr. Ufuk Özkubat tarafından verilen seminer dört derste tamamlandı. Öğretmenler, dinamik eğitim yöntemiyle verilen seminere çok iyi adapte oldu.
Etkileşimli Eğitim ile Zaman Su Gibi Aktı
Özkubat, semineri verirken sıradan sınıf düzeni yerine masalar etrafında grupça oturulmasını tercih etti. Katılımcıların birbirini daha iyi tanıyabilmesi ve etkinliğe adapte olabilmesi için “tombala” ismini verdiği bir etkinlikle başladı. Herkese bir adet üzerinde belli başlı özellikler içeren bir kâğıt dağıtıldı. Özkubat, katılımcılardan kâğıtta yazan özelliklere uygun sınıftan birinin ismini yazmalarını istedi. Bu nedenle tombalayı doldurmak için bütün sınıf birbiriyle kaynaşmış oldu.
Eğlenceli ve enerji dolu bir başlangıcın ardından Özkubat, öğrenme güçlüğü çeken öğrencilerle ilgili değerlendirme, tanılama ve müdahale süreciyle ilgili konuştu.
Bu Süreçler Harfi Harfine Uygulanmalı
Bu konunun çok hassas olduğuna dikkat çeken Özkubat, değerlendirme sürecinin harfi harfine doğru olmaması sonucunda aslında öğrenme güçlüğü olmayan öğrencilere de tanı koyulabildiğini söyledi. Türkiye’de her 10 çocuktan birinin öğrenme güçlüğü tanısı olduğunu söyleyen Özkubat, bu sayının anormal olduğunu ve değerlendirme sürecinde sıkıntı olduğundan bahsetti. Değerlendirme, tanılama ve müdahale süreciyle ilgili akademik ve güncelliğini yitirmemiş çalışmaları katılımcılara detaylı bir şekilde aktararak hem rehber öğretmenlerin hem de sınıf öğretmenlerinin bu öğrenciler karşısında neleri yapması gerektiğini anlattı.
Öğrenme Güçlüğü çeken öğrencileri daha iyi anlamak amacıyla Dr. Özkubat katılımcılarla sık sık etkileşimli etkinlikler gerçekleştirerek öğrencilerin hangi zorluklarla karşı karşıya kaldıklarını anlattı. Katılımcılar bu etkileşimli empati deneyi sürecinde yaşadıkları deneyimden çok memnun kaldı.
Çok Memnun Kaldık
Seminer sonunda katılımcı öğretmenler eğitmenlere teşekkürlerini iletti. Beklediklerinin üstünde güzel geçen ve çok faydalı olan bir etkinlik olduğunu aktardılar. Etkinlik değerlendirme anketinde de organizasyon katılımcılardan tam puan aldı.
Öğretmenlere yönelik seminerlerin ikincisi Mayıs ayında
Proje kapsamında tamamlanan Öğretmenlere Yönelik Farkındalık Artırma Semineri, “I”in ardından Mayıs ayında yine Sincan’da öğretmenlere yönelik farkındalık artırma seminerlerinin ikincisinin gerçekleştirileceği belirtildi.
Farklılaştırılmış öğretim üzerine etkileşimli seminer. Hedeflenen altı seminerin dördüncüsü.
Haberin tamamı
Her Öğrenci Önemlidir! Öğrenme Güçlüğü Olan Öğrenciler İçin Bütünleştirici Eğitim Hizmetlerinin İyileştirilmesi projesi kapsamında; disleksi, diskalkuli ve disgrafiye sahip öğrenciler hakkında 37 öğretmene 2. farkındalık artırma semineri verildi. Böylece proje kapsamında hedeflenen altı seminerden dördüncüsü de tamamlanmış oldu. Seminerin açılış konuşmasını Akademisyenler Birliği Derneği Projeler Koordinatörü Dr. Tayfun FINDIK gerçekleştirdi. Ardından Sincan Rehberlik Araştırma Merkezi Müdürü Emine SAYAN’ın konuşmaları ile eğitime başlandı.
Seminerin açılış konuşmasını yapan Akademisyenler Birliği Derneği Projeler Koordinatörü Dr. Tayfun FINDIK, derneğin daha önce yapmış olduğu ve halihazırda yürüttüğü projelerden bahsederek birçok alanda Türkiye’nin gelişimi için nasıl mücadele ettiklerini anlattı. Bütünleştirici eğitim projesinin yürütülmesi en güzel ve en faydalı proje olduğundan bahsetti. Bu seminerleri veren eğitmenlerin alanında uzman olduğunu belirten Fındık, anlatılanların can kulağıyla dinlenilmesini tavsiye etti.
Özel eğitim alanında uzman olan eğitmen Dr. Ufuk Özkubat, katılımcı öğretmenlerle etkileşimli bir seminer gerçekleştirdi. Seminer öncesinde öğretmenlere bir önceki seminerden sonra okullarında ne yaptıkları soruldu. Ardından bir ön-test dağıtılarak etkinlik öncesi bilgi seviyesi değerlendirildi. Etkinlik sonunda dağıtılan son-testte ise başarı oranının çok yüksek olması seminerin ne derece verimli geçtiğinin göstergesi oldu.
Dr. Ufuk Özkubat tarafından verilen seminer beş derste tamamlandı. Öğretmenler, dinamik eğitim yöntemiyle verilen seminere çok iyi adapte oldu.
Özkubat, semineri verirken yine sıradan sınıf düzeni yerine masalar etrafında grupça oturulmasını tercih etti.
Eğlenceli ve enerji dolu bir başlangıcın ardından Özkubat, öğrenme güçlüğü çeken öğrencilerle ilgili farklılaştırma süreciyle ilgili konuştu.
Dr. Özkubat bu mantığın temelini katılımcı öğretmenlere sorgulatmak için Teoman öğretmenin hikayesini anlattı. Dr. Özkubat “Teoman Öğretmen, ortaokulda matematik öğretmenidir. Teoman Öğretmen yılın en iyi matematik öğretmeni olarak ödül aldıktan sonra, yerel bir gazeteci olan Ahmet Bey Teoman Öğretmeni daha iyi tanımak için onunla röportaj yapmak istemiştir. Ahmet Bey okula girdiğinde görevli kendisini Teoman Öğretmenin sınıfına yönlendirmiştir. Ahmet Bey sınıfa girdiğinde ilk olarak sınıfta öğrencilerin sıralarında belli bir düzen içinde oturmadıklarını fark etmiştir. Sınıftaki gözlemlerini şu şekilde dile getirmiştir: “Öğrenciler küçük gruplar halinde çalışıyorlardı. Bazıları ise yalnız oturuyorlardı. İki öğrenci bir karton üzerindeki yazıları inceliyordu. Üç öğrenci ise küçük bir sırada oturuyordu ve bir yetişkin tarafından kendilerine matematiğin evrenselliğine ilişkin açıklamalar yapılıyordu. Sonradan bu yetişkinin öğretmen olduğunu anladım. Öğrencilerden biri öğretmene yaklaştı ve kütüphaneye gitmek için izin istedi. Birkaç dakika sonra her öğrencinin akademik bir görevi olduğunu ve onun üzerinde çalıştığını anladım. Bazı görevler aynı, bazılarıysa farklıydı.” Dersin sonunda Ahmet Bey Teoman Öğretmenle röportaj yapma fırsatı bulmuştur. İlk sorusu ise “Sınıfınızda neler olup bittiğini anlatır mısınız?” olmuştur. Teoman Öğretmen her bir öğrencinin derste işlenecek konuya ilişkin ön bilgilerinin farklılık gösterdiğini ve bu durumun da öğretim sürecini etkileyebildiğini ifade etmiştir. Bu nedenle işe öğrencilerinin öğretim öncesinde konuyla ilgili bilgilerini ölçerek başladığını, ön bilgilere bağlı olarak öğrencileri için farklı amaçlar belirlediğini ve bu farklılıklara bağlı olarak öğretim sürecinde kullanılacak materyal ve yöntemlerde de farklılıklara gittiğini belirtmiştir. Öğretim sürecinde eşli, küçük grup, büyük grup gibi esnek gruplar oluşturmasının ise öğretimin başarıya ulaşmasındaki en önemli bileşen olduğunu dile getirmiştir.” diyerek konuyu anlattıktan sonra katılımcılara “Teoman Öğretmenin başarısının altında sizce farklılaştırılmış öğretimin hangi bileşenleri yatıyor? Örnek olaya göre sınıfta gözlemlediğiniz farklılıklar neler?” sorularını yönelterek öğretmenlerden geribildirim aldı.
Farklılaştırılmış eğitim sürecini anlattığı örnek üzerinden irdeleyerek soru-cevap şeklinde etkileşimli bir eğitim gerçekleştirildi.
Öğrenme Güçlüğü çeken öğrencilere nasıl daha iyi eğitim verilebileceğini göstermek amacıyla Özkubat, katılımcılarla sık sık etkileşimli etkinlikler gerçekleştirerek öğrencilerin hangi zorluklarla karşı karşıya kaldıklarını anlattı. Katılımcılar bu etkileşimli empati deneyi sürecinde yaşadıkları deneyimden çok memnun kaldı.
Seminer sonunda katılımcı öğretmenler eğitmenlere teşekkürlerini iletti. Beklediklerinin üstünde güzel geçen ve çok faydalı olan bir etkinlik olduğunu aktardılar. Etkinlik değerlendirme anketinde de organizasyon katılımcılardan tam puan aldı.
Proje kapsamında tamamlanan Öğretmenlere Yönelik Farkındalık Artırma Semineri, “II”nin ardından Haziran ayında yine Sincan’da okul yöneticilerine yönelik farkındalık artırma seminerlerinin ilkinin gerçekleştirileceği belirtildi.
- İLETİŞİM
- Aydın Alperen EROL -
- Akademisyenler Birliği Derneği
- Proje Koordinatörü
- +90 312 222 56 83
Okul yöneticilerine yönelik ilk farkındalık artırma semineri; seminer serisinin beşincisi. Seminer, çalışma gruplarının hazırladığı posterlerle tamamlandı.
Videoyu izleyin
Haberin tamamı
Her Öğrenci Önemlidir! Öğrenme Güçlüğü Olan Öğrenciler İçin Kapsayıcı Eğitim Hizmetlerinin İyileştirilmesi projesi, program kapsamında Akademisyenler Birliği Derneği tarafından yürütülmektedir. 18 aylık proje süresi boyunca Ailelere, Öğretmenlere ve Yöneticilere yönelik 6 adet farkındalık artırma semineri, Milli Eğitim Bakanlığında görev yapan sınıf öğretmenlerine yönelik 4 adet kapasite geliştirme eğitimleri gerçekleştirilecektir. Bu eğitimlerin yanı sıra öğretmenlere yönelik disleksili öğrencilere öğrenme becerileri kazandırmak için yol gösterecek 4 adet kitapçık üretilecek ve Ankara’da bulunan 200 okula dağıtılacaktır. Proje sonunda tüm paydaşların bir araya geldiği ve proje sonuçlarının paylaşıldığı bir kapanış konferansı ile proje faaliyetleri tamamlanacaktır.
Bu kapsamda gerçekleştirilen seminer serisinin beşincisi olan okul yöneticilerine yönelik farkındalık artırma seminerine Sincan’da 39 yönetici katılmıştır.
PROJE 1,5 YIL SÜRECEK
Seminerin açılış konuşmasını yapan Akademisyenler Birliği Derneği Projeler Koordinatörü Gazi Üniversitesi Dr. Öğretim Üyesi Tayfun Fındık, derneğin daha önce yapmış olduğu ve halihazırda yürüttüğü projelerden bahsederek birçok alanda Türkiye’nin gelişimi için nasıl mücadele ettiklerini anlattı. Bu projenin bir buçuk sene süreceğinin altını çizen Fındık, katılımcı yöneticilere ülkenin geleceği için yaptığı fedakarlıklardan dolayı teşekkür etti. Bu seminerleri veren eğitmenlerin alanında uzman olduğunu belirten Fındık, anlatılanların can kulağıyla dinlenilmesini tavsiye etti.
YÖNETİCİLERDEN AKTİF KATILIM
Dr. Ufuk Özkubat’ın eğlenceli sunumu eşliğinde gerçekleşen semineri okul yöneticileri yoğun ilgiyle karşıladı. Özkubat’ın önceki etkinliklerde de gerçekleştirdiği etkileşimli etkinlik yöntemini izlemesi hem yöneticilerin farkındalığını artırdı hem de katılımcıların sıkılmasını engelledi.
Seminer başlamadan önce ön testler yöneticilere dağıtılarak sınıfın ortalama bilgi seviyesi test edildi.
Özkubat çeşitli hikayeler anlatarak katılımcılardan analoji yapmasını istedi. Anlatılan hikayelerde yöneticileri hikayelerdeki yönetici pozisyonundaki kişileri tanıdılar ve kendilerine benzettiler. Dolayısıyla sorumluluklarının daha fazla farkına vardılar.
Yöneticilere öğrenme güçlüğü çeken öğrencilerin yaşadıkları zorluklar hakkında detaylı bilgiler verildi. Yöneticilerin ne gibi noktalarda yardımda bulunarak bu çocuklara faydalı olabilecekleri aktarıldı.
Seminerin sonlarına doğru Dr. Özkubat çalışma gruplarına ayırdığı sınıfa belirli konular vererek poster hazırlamalarını istedi. Her masa çeşitli posterler hazırlayarak öğrendiklerini kağıtlara döktü. Daha sonra her gruptan bir temsilci sahneye çıkıp posterini açıkladı. Posterlerden bahsederken yöneticilerin çok şey öğrendiği dikkatlerden kaçmadı.
Daha sonra son testler ve değerlendirme anketleri uygulanarak seminerin başarı seviyesi test edildi.
Herogrencionemlidir.com adresinden seminerdeki sunumlara, fotoğraflara ve videolara erişilebileceği katılımcılara gösterildi.
“ÇOK MEMNUN KALDIK”
Seminer sonunda yöneticiler eğitmenlere teşekkürlerini iletti. Beklediklerinin üstünde güzel geçen ve çok faydalı olan bir etkinlik olduğunu aktardılar. Etkinlik değerlendirme anketinde de organizasyon katılımcılardan tam puan aldı.
Okul yöneticilerine yönelik ikinci farkındalık semineri. Bu seminerle projede planlanan altı seminerin tamamı gerçekleştirildi. Açılış konuşmasını Proje Koordinatörü Aydın Alperen Erol yaptı.
“Öğrenme Güçlüğü” sunusuPDF · 36 sayfa · 3,2 MBSeminer notları (21 sayfalık ders notu)PDF · 21 sayfa · 671 KBHaberin tamamı
OKUL YÖNETİCİLERİ OKUL SIRALARINDA!
Her Öğrenci Önemlidir! Öğrenme Güçlüğü Olan Öğrenciler İçin Bütünleştirici Eğitim Hizmetlerinin İyileştirilmesi projesi kapsamında; disleksi, diskalkuli ve disgrafiye sahip öğrenciler hakkında 30 okul yöneticisine farkındalık artırma semineri verildi. Böylece proje kapsamında hedeflenen altı seminerden altıncısı da tamamlanmış oldu.
HEDEF FARKINDALIK YARATMAK
Projenin amacı öğrenme güçlüğü çeken öğrencilere yönelik farkındalık yaratarak bu öğrencileri topluma kazandırmak. Daha önce proje kapsamında disleksi, diskalkuli ve disgrafiye sahip çocuğu bulunan Aile temsilcilerine 2 seminer ve MEB’e bağlı öğretmenlere yönelik 2 seminer ve Okul yöneticilerine yönelik 1 seminer verilmişti. Hedefler kapsamında MEB’e bağlı 30 okul yöneticisine yönelik farkındalık artırma seminerlerinin ikincisi Sincan’da gerçekleştirildi. Bu seminerle birlikte proje kapsamında verilmesi planlanan 6 seminer tamamlandı.
PROJE 1,5 YIL SÜRECEK
Seminerin açılış konuşmasını yapan Proje Koordinatörü Aydın Alperen Erol, Akademisyenler Birliği Derneğinin daha önce yapmış olduğu ve halihazırda yürüttüğü projelerden bahsederek birçok alanda Türkiye’nin gelişimi için nasıl mücadele ettiklerini vurguladı. Bu projenin bir buçuk sene süreceğinin altını çizen Erol, okul yöneticilerine ülkenin geleceği için yaptığı fedakarlıklardan ve ayırdıkları zamandan dolayı teşekkür etti. Bu seminerleri veren eğitmenlerin alanında uzman olduğunu belirten Erol, anlatılanların can kulağıyla dinlenilmesini önerdi.
YÖNETİCİLERİN FARKINDALIKLARI ARTTI
Özel eğitim alanında uzman olan eğitmenler, katılımcı yöneticilerle etkileşimli bir seminer gerçekleştirdi. Seminer öncesinde 30 okul yöneticisine öğrenme güçlüğü çeken öğrenciler hakkında sorular içeren bir ön-test dağıtılarak etkinlik öncesi bilgi seviyesi değerlendirildi. Etkinlik sonunda dağıtılan son-testte ise başarı oranının çok yüksek olması eğitmenleri tatmin etti.
Eğitmen tarafından teorik olarak öğrenme güçlüğü çeken öğrencilerin nasıl düşündükleri, nasıl iletişim kurulması gerektiği, onların söylediğimiz şeyleri nasıl algıladıkları, çevredeki nesneleri ya da olayları nasıl zihinlerinde canlandırdıkları yöneticilere anlatıldı. Eğitim esnasında yöneticiler anlatılanları okullarındaki kendi öğrencileriyle eşleştirerek eğitime aktif bir şekilde katıldı.
Yöneticilere öğrenme güçlüğü çeken öğrencilerin yaşadıkları zorluklar hakkında detaylı bilgiler verildi. Yöneticilerin ne gibi noktalarda yardımda bulunarak bu çocuklara faydalı olabilecekleri aktarıldı.
Seminerin son kısmı etkileşimli bir şekilde gerçekleştirildi. Eğitmen, katılımcıları gruplar halinde ayırdı. Okul yöneticileri etkinlik öncesi dağıtılan 21 sayfalık ders notunun uygulamalı kısımları üzerinde gruplar halinde çalıştı. Bu uygulamalı çalışmalar yöneticilerin farkındalıklarının artması ve empati kurmasında önemli rol oynadı.
Seminer sonunda son-testler ve değerlendirme testleri uygulandı.
“VERİMLİ BİR SEMİNERDİ”
Etkinlik bittiğinde okul yöneticileri eğitmenlere teşekkürlerini iletti. Çok verimli bir etkinlik olduğunu vurgulayan okul yöneticileri katılım sertifikalarını alarak vedalaştı. Etkinlik değerlendirme anketinde de organizasyon katılımcılardan iyi puanlar aldı.
Planlanan altı seminere ek olarak Pursaklar'da yapılan yedinci seminer. Seminerin sonunda Pursaklar İlçe Milli Eğitim Müdürü katılımcılara teşekkür etti.
“Öğrenme Güçlüğü” sunusuPDF · 36 sayfa · 3,2 MBSeminer notları (21 sayfalık ders notu)PDF · 21 sayfa · 671 KBHaberin tamamı
İnteraktif ve enerjik bir seminer atmosferi, katılımcıları etkinlik sürecine dahil etmek ve öğrenim sürecini daha etkili kılmak için oldukça önemlidir. Pursaklar’da gerçekleştirilen bu seminerin 7. etkinliği, bu vizyonun parlak bir örneği oldu. Katılımcıları daha fazla bilgi ve deneyimle donatmak için bu etkinliği daha ayrıntılı inceleyelim.
Bu etkinlikte toplanan 28 okul yöneticisi, akademik birikimi ve deneyimi yüksek olan tek eğitmen Doç. Dr. Mahmut ÇİTİL’in rehberliğinde, öğrenme güçlüğü konusunda derinlemesine bilgi edindiler. Seminerin interaktif yapısı, yöneticilere sadece bilgi sunmakla kalmayıp, onların bu bilgiyle aktif bir şekilde etkileşimde bulunmalarına olanak tanıdı. Doç. Dr. ÇİTİL’in enerjik yaklaşımı, yöneticilerin dikkatini çekti ve onların öğrenme sürecine daha aktif katılmalarını sağladı. Bu, özellikle öğrenme güçlüğü olan öğrencilerin daha iyi anlaşılmasına yönelik bilgi ve becerilerin aktarılmasında oldukça kritikti.
Seminerin başlangıcında uygulanan ön-test, yöneticilerin konu hakkındaki mevcut bilgi seviyelerini belirlemekte kritik bir araçtı. Doç. Dr. Mahmut ÇİTİL, etkileyici sunumuyla katılımcıların ilgisini çekti ve seminer boyunca interaktif yöntemlerle eğitim sürecini zenginleştirdi. Özellikle, yöneticilere özdeşleşebilecekleri hikayeler anlatarak, onları derinlemesine düşünmeye ve analoji yapmaya teşvik etti. Bu, yöneticilerin kendi sorumluluklarını daha iyi kavramalarına yardımcı oldu.
Doç. Dr. ÇİTİL, öğrenme güçlüğü çeken öğrencilere yönelik bilgilendirmeyi detaylandırdı ve yöneticilere, bu öğrencilere nasıl yardımcı olabileceği konusunda stratejik bilgiler sundu. Onun derinlemesine analizleri, yöneticilere öğrencilerin öğrenme süreçlerinde neler yaşadıklarını daha iyi anlamalarını sağladı. Yöneticilere sunulan stratejilerin uygulanabilirliği ve etkinliği vurgulandı. Seminerin son bölümünde ise Pursaklar İlçe Milli Eğitim Müdürü seminerin sonlarına doğru gelerek güzel bir konuşmayla hem eğitmene hem de katılımcılara teşekkürlerini iletti ve gelecek nesillerin önemini vurguladı ve öğretmenliğin kutsallığından bahsetti. Müdürün bu anlamlı konuşması, seminerin genel havasını olumlu bir şekilde etkiledi ve katılımcıların motivasyonunu artırdı.
Seminerin sonunda yapılan son-test, katılımcıların bilgi seviyelerindeki artışı gösterdi. Bu sonuçlar, eğitimin etkisini ve yöneticilere sağlanan katkıyı doğruladı. Ayrıca, seminerin kalitesini değerlendirmek amacıyla uygulanan anketler, etkinliğin katılımcılar tarafından ne kadar başarılı bulunduğunu ortaya koydu. Katılımcıların seminer hakkında olumlu düşüncelere sahip olduklarını görmek, bu tür eğitimlerin sürekliliği için teşvik edici oldu. Bu geri bildirimler, seminerin katılımcılar üzerindeki etkisini ve önemini daha da vurguluyor.
Okul yöneticilerine, yani müdürlere, özel öğrenme güçlüğü hakkında farkındalık artırma seminerlerinin sunduğu faydalar oldukça değerlidir. Bu tür seminerler, yöneticilere öğrencilerin öğrenme süreçlerinde karşılaştıkları zorlukları daha iyi anlama fırsatı sunar. Bu anlayış, onlara daha bilinçli ve stratejik kararlar alabilme yeteneği kazandırır. Aynı zamanda, yöneticilere bu öğrencilere daha etkili bir şekilde nasıl destek olabilecekleri konusunda stratejik bilgiler ve yöntemler sağlar. Bu bilgiler, yöneticilere, öğrencilerin başarısını artırmak için nasıl daha etkin adımlar atabileceklerini gösterir. Bu, okul yöneticilerinin öğrencilere daha etkili bir eğitim deneyimi sunmalarına olanak tanır.
Bu seminer, öğrenme güçlüğü olan öğrencilere daha etkili destek sunmak amacıyla okul yöneticilerine kritik bilgiler ve beceriler kazandırdı. Etkinlik değerlendirme sonuçlarına göre, bu seminer oldukça başarılı ve etkili bulundu. Doç. Dr. ÇİTİL’in uzmanlığı ve deneyimi, seminerin başarısında büyük bir rol oynadı. Katılımcıların seminerden aldığı olumlu geri dönüşler ve elde edilen sonuçlar, bu tür etkinliklerin önemini bir kez daha ortaya koydu. Bu seminer, öğrenme güçlüğü yaşayan öğrencilere daha iyi bir gelecek sunma yolunda önemli bir adım olarak kabul edilmelidir. Aynı zamanda, eğitimin sürekliliği ve geniş kapsamlı uygulanışı, bu tür seminerlerin öneminin altını çizer.
Kapasite geliştirme eğitimleri 7
Özgül öğrenme güçlüğüne yönelik bütünleştirici eğitim stratejileri üzerine üç günlük kapasite geliştirme eğitimi: okuma profilleri, ses birimsel farkındalık, akıcı okuma ve PALS müdahalesi.
Haberin tamamı
Eğitim dünyasının karmaşık yapısında, öğrencilerin farklı okuma profilleri ve öğrenme stilleri üzerine odaklanmak her zamankinden daha kritik bir öneme sahip. Bu çerçevede; yetenekli okuyucular, kelime okuma ve dili anlama konusunda öne çıkan yetenekleriyle dikkat çekerlerken, okuma güçlüğü olan okuyucuların genellikle bu iki alanda da zorlandığı bilinmektedir.
Her öğrencinin kendine has bir okuma profili olduğunu fark etmek ve bu çeşitliliğe uygun eğitim stratejileri geliştirmek son derece kritik. Dört temel okuma profiline sahip olduğunu belirlediğimiz bu gruplar arasında, her bir öğrencinin kendi güçlü ve zayıf yönleri bulunmaktadır. Öğretmenlerin, bu çeşitliliği tanıyarak doğru eğitim metotlarıyla öğrencilere yaklaşması, onların potansiyellerini en üst düzeye çıkarmak için esastır.
Öğrenme güçlüğü yaşayan öğrencilere daha nitelikli ve etkili bir eğitim sunabilmek için sınıf öğretmenlerinin kapasitelerini artırmak amacıyla 26-27-28 Aralık 2022 tarihlerinde 28 ilkokul sınıf öğretmenine üç günlük kapsamlı bir eğitim programı sunuldu.
Eğitim süresince 3 gün boyunca, katılımcılarla birlikte derinlemesine işlenen konular;
- Okuyucuların Özellikleri; Okuma Güçlüğünün Alt Türleri
- Okumanın Bileşenleri
- Ses Birimsel Farkındalık
- Sesletim ve Çözümleme Becerilerinin Öğretimi
- Sesi Hissetme, Tanıma ve Ayırt Etme
- Okuma Yazma Sürecinde Karşılaşılan Zorluklar
- Akıcı Okuma ve Önemi
- Kapsayıcı Eğitim Ortamlarında Akıcı Okumanın Geliştirilmesi
- Birinci Sınıflar İçin PALS Müdahalesi
- Kelime Bilgisi ve Öğretimi
Eğitim süreci boyunca kullanılan interaktif yöntemler, eğitimi sadece teorik bir aktarım olmaktan çıkararak pratiğe dönük bir deneyime dönüştürdü. Eğitmenler, enerjik tutumlarıyla katılımcıların ilgisini sürekli canlı tutmayı başardılar. Bu dinamik ortamda, öğrenci profillerine dair yapılan derinlemesine analizler, eğitmen ve katılımcılar arasında kurulan sıkı etkileşim sayesinde daha verimli bir şekilde gerçekleşti. Eğitim sürecinde oyunlar, soru-cevap oturumları ve interaktif sunumlar sayesinde katılımcıların eğitim materyali üzerinde aktif bir rol oynamaları teşvik edildi. Bu da eğitim içeriğinin daha kalıcı ve etkili bir şekilde öğrenilmesini sağladı.
Ufuk Özkubat’ın öğrenme güçlüğü çeken öğrencilerle ilgili değerlendirme, tanılama ve müdahale süreci üzerine yaptığı açıklamalar, eğitimin en önemli kısımlarından biriydi. Bu sürecin ne kadar hassas ve kritik olduğunu vurgulayan Özkubat, yanlış tanılamanın ciddi sonuçlara yol açabileceğini belirtti. Türkiye’de her 10 çocuktan birinin öğrenme güçlüğü tanısı aldığı gerçeği, bu konudaki değerlendirme süreçlerinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya koydu.
Eğitimin sonunda, katılımcılara kendi öğrenme ve öğretme süreçlerini geliştirmeleri adına bir sertifika verildi. Ayrıca, eğitimin her aşamasının geri dönüşümü adına detaylı bir değerlendirme anketi dağıtıldı. Bu anketle, eğitimin genel değerlendirmesi için katılımcılardan geri bildirim alındı. Eğitimden, eğitmenlerden, eğitim salonundan, ulaşımdan yemeklere kadar her detayın değerlendirildiği bu geri bildirimler, projenin daha da etkili ve verimli bir şekilde sürdürülmesine katkıda bulunacak.
Öğrenme güçlüğü stratejileri üzerine üç günlük kapasite artırma eğitimi. Açılışta Sincan Rehberlik ve Araştırma Merkezi Müdürü Emine Sayan konuştu.
Haberin tamamı
15-17 Mart 2023 tarihleri arasında Ankara Sincan’da düzenlenen 3 günlük bu eğitim, 26 ilkokul sınıf öğretmenine öğrenme güçlüğü stratejileri üzerine kapasite artırma eğitimi sağlamayı amaçladı. Projedeki dört eğitim serisinin ikincisi bu eğitimle tamamlanmış oldu. Bu interaktif eğitim sürecinde, enerjik eğitmenlerin katılımı ve katılımcıların aktif rolleriyle büyük bir etkileşim yaşandı. Öğretmenler, öğrencilerin yaşadığı öğrenme güçlüğünü daha derinlemesine anladılar. Özellikle oyunlarla ve soru-cevap yöntemleri, eğitimin daha ilgi çekici ve odaklanılmış olmasına yardımcı oldu.
Açılışta, Sincan Rehberlik ve Araştırma Merkezi Müdiresi Emine SAYAN, projenin önemini ve RAM’ın projeye olan bağlılığını vurguladı. Fındık ise katılımcı öğretmenlere teşekkür ederek eğitmenlerin uzmanlık derecesine dikkat çekti.
Katılımcıların büyük bir coşkuyla karşılandığı bu özel eğitimde, organizasyonun pürüzsüz ilerlemesi herkesi memnun etti. Eğitmenlerin bilgi birikimlerini ve tecrübelerini paylaşma isteklilikleri, öğretmenler arasında büyük bir beğeni topladı. Ayrıca, etkinliğin başından sonuna kadar duyulan bu enerji, katılım ve ilginin sürdürülmesine olanak tanıdı.
İrem Akçayır, Hanifi Sanır ve Dr. Ufuk Özkubat gibi alanında uzman eğitmenler, katılımcı öğretmenlere eğitim verdiler. Eğitim, dinamik yöntemlerle ve katılımcıların aktif rol aldığı bir formatla düzenlendi.
Dr. Ufuk Özkubat, semineri geleneksel sınıf düzeni dışında, grupça oturma düzeniyle sundu. İçerik, öğrenme güçlüğüne dair tanılama sürecinin önemini detaylı bir şekilde ele alarak, doğru tanılama için anahtar bilgiler sunmaya odaklandı. Eğitim süreci boyunca, öğretmenlerin karşılaştığı zorlukları daha iyi anlamaları için farklı yaklaşımlar ve çözüm stratejileri sunuldu.
Eğitimin yoğun temposu boyunca katılımcıların enerjilerini korumaları, sosyalleşmeleri ve bilgi alışverişinde bulunmaları için ara verildi. Bu aralar, katılımcılar için mükemmel bir fırsat oldu. Ara dinlenmelerinin yanı sıra, bu sosyal etkinlikler katılımcıların birbirleriyle daha derinlemesine iletişim kurmalarını sağladı. Ayrıca, katılımcıların eğitim dışında da deneyimlerini paylaşmaları için uygun bir zemin hazırladı. Eğitmenlerle daha samimi bir atmosferde iletişim kurma fırsatı da bu sosyal etkinlikler sırasında yakalandı.
Eğitim öncesinde ve sonrasında öğretmenlere öğrenme güçlüğü çeken öğrenciler hakkında sorular içeren testler uygulandı. Ön-test, katılımcıların başlangıç bilgi seviyelerini belirlemek için kullanıldı. Etkinlik sonunda dağıtılan son-test ise eğitimin etkinliğini ölçmek amacıyla yapıldı. Bu değerlendirme süreci, eğitimin kalitesini ve etkisini doğru bir şekilde değerlendirmek için kritikti. Katılımcıların geri bildirimleri, eğitim sürecinin daha da geliştirilmesi için önemli bir yol gösterici oldu.
Dr. Özkubat, öğrenme güçlüğü konusunun hassasiyetine dikkat çekerek, yanlış tanılama risklerine işaret etti. Özellikle Türkiye’deki öğrenme güçlüğü tanısı alınma oranının yüksekliğine vurgu yaparak, değerlendirme süreçlerinin daha dikkatli yapılması gerektiğini belirtti. Aynı zamanda, öğretmenlerin bu konuda daha bilinçlenmeleri ve daha hassas olmaları gerektiğine vurgu yapıldı. Ayrıca eğitimin, öğretmenlerin bu konudaki farkındalığını artırmak adına büyük bir adım olduğunu belirtti.
Bu eğitim, “Her Öğrenci Önemlidir!” projesi kapsamında gerçekleştirilen eğitim serisinin ikincisi olup, başarılı bir şekilde tamamlanmıştır. Projeye ilişkin daha fazla bilgi ve içerik için projenin resmi web sitesi ziyaret edilebilir. Eğitim, katılımcıların öğrenme güçlüğü hakkındaki bilgisini artırmak adına büyük bir adım oldu.
Yedi eğitimlik serinin üçüncüsü: okuyucuların özellikleri, ses birimsel farkındalık, okuma ve yazmadaki zorluklar ile doğru tanılama süreçleri.
Haberin tamamı
“Her Öğrenci Önemlidir! Öğrenme Güçlüğü Olan Öğrenciler İçin Bütünleştirici Eğitim Hizmetlerinin İyileştirilmesi” projesi, eğitim camiasının kalbinde özel bir yere sahip. Bu projenin ana amacı, öğretmenlerin öğrenme güçlüğü çeken öğrencilere daha etkili bir şekilde yardımcı olmalarını sağlamak. Bu vizyon doğrultusunda, 25 ilkokul sınıf öğretmenine, öğrenme güçlüğü stratejileri üzerine üç günlük kapsamlı bir kapasite artırma eğitimi sunuldu. Bu eğitim, projede hedeflenen yedi eğitim serisinin başarıyla tamamlanan üçüncüsü oldu ve katılımcıların tepkileri, bu eğitimlerin ne kadar değerli olduğunu bir kez daha ortaya koydu.
Eğitimin açılış konuşmasını, proje koordinatörü Aydın Alperen EROL gerçekleştirdi. EROL, projenin özünden bahsederken, öğrencilerin geleceğin mimarları olduğunu ve her birinin özel olduğunu vurguladı. Katılımcıların gözlerine bakarak, proje amaç ve çıktıları hakkında detaylı bilgi verdi. Bu bilgilendirme, katılımcıların projeye daha derinden bağlanmalarına olanak sağladı. Eğitimlerin önemine dikkat çekerek, projenin genel amacı olan toplamda 100 öğretmenin kapasitesini %100 artırmayı hedeflediklerini ve bu hedefe önceki eğitimler sayesinde ulaşıldığını ifade etti. Proje süresince hazırlanan dört adet kitapçık da, öğretmenlerin kütüphanelerinde vazgeçilmez bir kaynak haline gelecektir.
Öğretmenler, eğitim süresince Doç. Dr. Ufuk Özkubat gibi alanında uzman eğitmenlerle interaktif bir ortamda buluştu. Özkubat’ın öğretim yöntemleri, katılımcıların aktif bir şekilde eğitime dahil olmalarını teşvik etti. Bu etkileşimli eğitim, hocaların enerjik yaklaşımı ve öğretmenlerin aktif katılımıyla daha da anlamlı bir hale geldi.
Eğitimin başlangıcında, öğretmenlerin öğrenme güçlüğü çeken öğrenciler hakkında bilgi seviyelerini değerlendirmek amacıyla ön-test uygulandı. Bu test, eğitimin başlangıcında nerede olduklarını belirlemeleri için önemli bir adımdı. Üç günlük eğitim sonucunda ise, katılımcıların bilgi seviyelerindeki artışı ölçmek için son-test gerçekleştirildi. Öğretmenler, bu testler sayesinde eğitimin ne kadar etkili olduğunu somut bir şekilde görebildi.
Eğitimin dinamik yapısı, oyunlar ve soru-cevap oturumlarıyla zenginleştirildi. Bu yöntemler, öğretmenlerin dikkatini sürekli canlı tuttu ve eğitimi daha ilgi çekici kıldı. Bu, öğretmenlerin öğrenme güçlüğüne sahip öğrencilere daha etkin yaklaşımlar benimsemelerine yardımcı oldu. Eğitim boyunca, özellikle okuyucuların özellikleri, ses birimsel farkındalık, okuma ve yazma aşamalarındaki zorluklar gibi konular üzerinde duruldu. Bu konuların detayları, öğretmenlerin günlük öğretim pratiği için önemli bilgiler içeriyor. Eğitmenler, öğretmenlere bu konularda anahtar bilgiler vererek doğru tanılama süreçlerinin nasıl olması gerektiği konusunda bilgilendirdiler.
Eğitimlerin sonunda, öğretmenlere katılımlarından dolayı sertifikalar dağıtıldı. Ayrıca, eğitimin kalitesini ölçmek amacıyla bir değerlendirme anketi uygulandı. Bu anketle eğitim içeriği, eğitmenler, eğitim salonunun fiziksel koşulları, ulaşım, yemek hizmetleri gibi birçok konuda geri bildirim alındı. Bu geri bildirimler, projenin izlenmesi ve değerlendirme sürecinde büyük bir öneme sahip olup, projenin başarısının devamlılığına katkıda bulundu.
Üç gün, üç eğitmen: oyunla empati ve tanılama, teknoloji ve yapay zekâ destekli dijital stratejiler, öğrenme güçlüğü üzerine güncel akademik araştırmalar.
Haberin tamamı
Ankara’nın Sincan ilçesinde düzenlenen bu 3 günlük eğitimde, 25 ilkokul sınıf öğretmenine öğrenme güçlüğü stratejileri üzerine kapasite artırma eğitimi verildi. Sincan Rehberlik ve Araştırma Merkezi Müdürü Emine Sayan’ın büyük katkılarıyla gerçekleşen bu eğitim, katılımcıların aktif katılımıyla zenginleşti.
Eğitimin ilk günü, Doç. Dr. Ufuk Özkubat interaktif bir şekilde katılımcıları eğitimin içine dahil ederek, oyunlarla eğitim verdi. Bu sayede katılımcılar, empati yeteneklerini güçlendirme ve özel öğrenme güçlüğü ile ilgili tanılama süreçlerini derinden anlama fırsatı buldular. Öğrencileri nasıl sınıfların içinde fark edecekleri, nasıl iletişim kuracakları ve nasıl eğitime dahil edecekleri konularına değindi. Dr. Özkubat, uygulamalı ve görsel materyallerle bu süreçleri somutlaştırdı, böylece teorik bilgilerin pratikte nasıl kullanılacağını gösterdi. Oyun tabanlı öğrenmenin önemine vurgu yaptı ve bu yöntemin öğrencilerin öğrenme süreçlerini nasıl hızlandırabileceği konusunda örnekler sundu. Katılımcılar, bu interaktif yöntemle bilgilerini pekiştirdi ve kendi sınıflarında nasıl uygulayabilecekleri konusunda fikir edindiler.
İkinci gün, Arş. Gör. İrem Akçayır’ın liderliğinde, teknoloji ve yapay zeka temelli eğitimde özel öğrenme güçlüğüne sahip öğrenciler için dijital stratejiler üzerine bir dizi workshop gerçekleşti. Akçayır, öğretmenlere web tabanlı uygulamalarla nasıl ders işleyeceklerini uygulamalı olarak gösterdi. Bu workshoplar sırasında, katılımcılar gruplar halinde çalıştılar ve kendi öğrencileri için özelleştirilmiş ders planları hazırlama fırsatı buldular. İrem Akçayır, yapay zeka tabanlı eğitim araçlarının nasıl entegre edilebileceği konusunda derinlemesine bilgi verdi. Modern eğitimde dijital dönüşümün rolü üzerine tartışmalar yapıldı ve öğretmenler, dijital becerilerini nasıl geliştirebilecekleri konusunda öneriler aldılar.
Üçüncü gün, Dr. Hanifi Sanır, özel öğrenme güçlüğü hakkında yapılmış global akademik araştırmaların öz bilgilerini öğretmenlerle paylaştı. Katılımcılara öğrenme güçlüğü konusunda bilimsel bir arka plan sunarak, düşünce yapısını zenginleştirdi. Dr. Sanır’ın sunduğu bu bilgiler, öğretmenlerin güncel araştırmalarla eğitim stratejilerini nasıl güncelleyebilecekleri konusunda fikir sahibi olmalarına yardımcı oldu. Aynı zamanda, öğrenme güçlüğüne dair mitler ve yanılgılar üzerine de bir oturum düzenledi. Bu oturumda, yaygın olarak bilinen yanılgılar tartışıldı ve bu yanılgıları düzeltmek için bilimsel verilere dayalı bilgiler sunuldu. Öğretmenlerin bu konudaki sorularına yanıt vererek, öğrenme güçlüğü konusunda daha bilinçli ve donanımlı hale gelmelerine katkıda bulundu.
Eğitim boyunca, coffee breakler ve sosyal etkinlikler katılımcılara birbirleriyle ve eğitmenlerle daha samimi bir atmosferde iletişim kurma fırsatı sundu. Öğlen yemekleri de sosyal etkileşim için mükemmel bir fırsattı. Eğitim sonunda, katılımcılara katılım sertifikası verildi. Eğitimin başında ve sonunda yapılan ön ve son testlerle, eğitimin etkisi ölçüldü. Katılımcılardan alınan değerlendirme anketleri ise eğitimin etkinliği ve faydası hakkında geri bildirim sağladı.
Bu zengin içerikli eğitim, öğretmenlerin öğrenme güçlüğü hakkında bilgi ve farkındalığını artırarak, öğrencilere daha etkili bir şekilde yardımcı olmalarını amaçlamaktadır. Eğitim, her öğrencinin eğitimde başarılı olabileceği fikrini teşvik ederek son buldu.
Üç günlük kapasite artırma eğitimi. Açılışta Proje Koordinatörü Aydın Alperen Erol projenin dört eğitim kitapçığını tanıttı.
Haberin tamamı
2-4 Ekim 2023 tarihleri arasında “Her Öğrenci Önemlidir! Öğrenme Güçlüğü Olan Öğrenciler İçin Bütünleştirici Eğitim Hizmetlerinin İyileştirilmesi” projesi kapsamında, üç günlük bir kapasite artırma eğitimi gerçekleştirildi.
Eğitim, Her Öğrenci Önemlidir! Proje Koordinatörü Aydın Alperen EROL’un coşkulu açılış konuşmasıyla başladı. EROL, katılımcılara proje hedeflerini, gerçekleştirilen çalışmaları ve elde edilen başarıları ayrıntılı olarak aktardı.
100 öğretmene ulaşmayı hedefleyen bu eğitim serisinin, şimdiye kadar beklenen başarının üzerinde sonuçlar doğurduğuna vurgu yaptı. EROL, aynı zamanda projenin ürettiği dört adet eğitim kitapçığını da tanıttı, bu kitapçıkların öğretmenlerin yanında bir rehber niteliğinde olacağını belirtti.
Eğitimin asıl kısmında ise, konunun deneyimli ismi Doç. Dr. Ufuk Özkubat devreye girdi. Özkubat, enerjik tutumu ve bilgisiyle öğretmenleri sarmalayarak eğitimi daha interaktif, ilgi çekici ve odaklanılmış hale getirdi.
Öğretmenler, sadece geleneksel sınıf düzeninde değil, aynı zamanda gruplar halinde masalar etrafında oturarak eğitimi deneyimledi. Bu yöntem, öğretmenlerin birbirleriyle etkileşimde bulunarak öğrenmelerini pekiştirmelerine yardımcı oldu.
Bu üç günlük eğitimde, öğretmenler; okuyucuların özelliklerinden ses birimsel farkındalığa, akıcı okumadan kelime bilgisine kadar geniş bir yelpazede konularla tanıştılar. Özellikle öğrenme güçlüğü çeken öğrencilere yönelik değerlendirme, tanılama ve müdahale süreçlerine dair bilgilendirme, öğretmenler için büyük bir değer taşıdı.
Özkubat, öğrenme güçlüğü tanılamasının ne kadar kritik olduğunu belirtti. Türkiye’de her 10 çocuktan birinin öğrenme güçlüğü tanısı aldığını vurgulayarak, bu oranın dünya ortalamasının üzerinde olduğunu ifade etti. Doğru değerlendirme ve tanılama için anahtar bilgilerin öğretmenlere aktarıldığı bu eğitim, öğretmenlerin bu konudaki farkındalıklarını artırmayı amaçladı.
Eğitimin yoğun temposu boyunca katılımcıların enerjilerini korumaları, sosyalleşmeleri ve bilgi alışverişinde bulunmaları için ara verildi. Bu aralar, katılımcılar için mükemmel bir fırsat oldu. Ara dinlenmelerinin yanı sıra, bu sosyal etkinlikler katılımcıların birbirleriyle daha derinlemesine iletişim kurmalarını sağladı. Ayrıca, katılımcıların eğitim dışında da deneyimlerini paylaşmaları için uygun bir zemin hazırladı. Eğitmenlerle daha samimi bir atmosferde iletişim kurma fırsatı da bu sosyal etkinlikler sırasında yakalandı.
Eğitim öncesinde ve sonrasında öğretmenlere öğrenme güçlüğü çeken öğrenciler hakkında sorular içeren testler uygulandı. Ön-test, katılımcıların başlangıç bilgi seviyelerini belirlemek için kullanıldı. Etkinlik sonunda dağıtılan son-test ise eğitimin etkinliğini ölçmek amacıyla yapıldı. Bu değerlendirme süreci, eğitimin kalitesini ve etkisini doğru bir şekilde değerlendirmek için kritikti. Katılımcıların geri bildirimleri, eğitim sürecinin daha da geliştirilmesi için önemli bir yol gösterici oldu.
Bu eğitim; öğretmenlerin öğrenme güçlüğü olan öğrencilere daha etkili bir şekilde nasıl yardımcı olabilecekleri konusunda önemli bilgilerle donanmalarını sağladı. Eğitim, hem öğretmenlerin profesyonel gelişimine hem de öğrencilere daha kaliteli bir eğitim sunma hedefine katkı sağlamıştır.
Empati oyunları, web tabanlı uygulamalarla ders işleme ve güncel araştırmaların sınıfa aktarımı. Açılışta Pursaklar Rehberlik ve Araştırma Merkezi Müdürü Mehmet Ünalmış konuştu.
Haberin tamamı
9-11 Ekim 2023 tarihleri arasında Ankara Pursaklar’da düzenlenen bu 3 günlük eğitim, Pursaklar’daki MEB’e bağlı 26 ilkokul öğretmenine öğrenme güçlüğü stratejileri üzerine kapasite artırma eğitimi sağlamayı amaçladı. Bu interaktif eğitim sürecinde, enerjik eğitmen İrem Akçayır’ın rehberliğinde katılımcıların aktif rolleriyle büyük bir etkileşim yaşandı. Öğretmenler, öğrenme güçlüğünü daha derinlemesine anladılar. Özellikle oyunlarla ve soru-cevap yöntemleri, eğitimin daha ilgi çekici ve odaklanılmış olmasına yardımcı oldu.
Eğitimin açılışında, Pursaklar Rehberlik ve Araştırma Merkezi Müdürü Mehmet Ünalmış, projenin önemini ve RAM’ın projeye olan bağlılığını vurguladı. Müdür Ünalmış, katılımcı öğretmenlere teşekkür ederek eğitmen İrem Akçayır’ın uzmanlık derecesine dikkat çekti. İrem Akçayır’ın yapay zeka çalışmaları bulunan bir isim olması ve teknoloji alanındaki bilgisi, eğitimin içeriğine derinlik kazandırdı.
İlk gün, eğitmen İrem Akçayır, interaktif oyunlar oynatarak katılımcıları eğitimin içine dahil etti. Bu oyunlar, öğrencilerin öğrenme süreçlerinde yaşadıkları zorlukları somutlaştırmak ve öğretmenlerin bu zorlukları daha iyi anlamalarını sağlamak amacıyla seçilmişti. Empati yeteneklerini güçlendirmek için yapılan aktiviteler, öğretmenlerin öğrencilerin gözünden sınıfı ve öğrenme sürecini görmelerine yardımcı oldu. Özel öğrenme güçlüğü ile ilgili tanılama süreçlerinde öğrencileri nasıl sınıfların içinde fark edebilecekleri, nerelere yönlendirecekleri ve onlarla nasıl iletişim kurulması gerektiği üzerinde durdu. Bu süreçte, öğretmenlere gerçek hayattan örnekler vererek, özel öğrenme güçlüğüne sahip öğrencilere nasıl daha iyi yardımcı olabilecekleri konusunda bilgiler verdi.
İkinci gün, öğretimde özel öğrenme güçlüğüne sahip öğrencileri de kapsamak için dijital ortamda neler yapabilecekleri üzerine yoğunlaşıldı. İrem Akçayır, onlarca web tabanlı uygulamayla nasıl ders işleneceğini uygulamalı olarak öğretmenlere gösterdi ve onların da yapmasını sağladı. Bu dijital uygulamaların kullanımı sırasında, öğretmenlere gerçek zamanlı geri bildirimlerde bulunarak hangi yöntemlerin öğrencilere daha etkili olduğunu aktardı. Ayrıca, bu dijital araçların nasıl daha etkin kullanılabileceği, nasıl öğrencilere adapte edilebileceği ve öğrenme süreçlerine nasıl entegre edileceği üzerine pratik bilgiler paylaştı.
Üçüncü gün, özel öğrenme güçlüğü hakkında dünya genelinde yapılmış akademik araştırmaların hap bilgileri öğretmenlere aktarıldı. Bu, öğretmenlere öğrenme güçlüğüne dair bilimsel bir arka plan düşünce yapısı kazandırdı. İrem Akçayır, araştırmaların sonuçlarını ve öğrenme güçlüğüne dair en yeni bulguları detaylı bir şekilde ele aldı. Ayrıca, bu bilimsel bilgilerin sınıf içinde nasıl uygulanabileceği üzerine örnekler vererek, öğretmenlerin bilgilerini pratikte nasıl kullanabileceklerine dair yönlendirmelerde bulundu.
Eğitimin yoğun temposu boyunca katılımcıların enerjilerini korumaları, sosyalleşmeleri ve bilgi alışverişinde bulunmaları için coffee breakler verildi. Bu aralar, katılımcılar için mükemmel bir fırsat oldu. Öğlen yemekleri, katılımcıların birbirleriyle daha derinlemesine iletişim kurmalarını sağladı. Eğitim sonunda katılımcılara sertifikaları dağıtıldı.
Eğitim öncesinde ve sonrasında öğretmenlere ön-test ve son-test uygulandı. Bu değerlendirme süreci, eğitimin kalitesini ve etkisini doğru bir şekilde değerlendirmek için kritikti. Katılımcıların geri bildirimleri için değerlendirme anketleri dağıtıldı. Bu geri bildirimler, eğitim sürecinin daha da geliştirilmesi için önemli bir yol gösterici oldu.
Serinin son eğitimi: oyunlarla etkileşim, teknolojik yaklaşımlar ve akademik araştırmalar ışığında üç günlük program. Tüm katılımcılara sertifika verildi.
Haberin tamamı
16-18 Ekim 2023 tarihlerinde Ankara Sincan’da gerçekleştirilen bu üç günlük eğitim, Sincan’daki MEB’e bağlı 29 ilkokul öğretmenine, özel öğrenme güçlüğüne dair bilgi ve stratejiler sunmayı amaçladı. Bu derinlemesine eğitimde, oyunlarla etkileşim, teknolojik yaklaşımlar ve akademik araştırmaların ışığında bilgilerle donanımlı bir eğitim süreci yaşandı.
Açılışta Sincan RAM Müdürü Emine Sayan, eğitimin önemine değindi ve projenin gerçekleşmesindeki kritik role vurgu yaptı. Sayan’ın coşkulu konuşmasıyla birlikte, eğitimin ilk günü Doç. Dr. Ufuk Özkubat’ın interaktif yaklaşımıyla başladı. Özkubat, katılımcıları oyunlarla eğitimin içine dahil ederek, empati yeteneklerini nasıl güçlendireceklerini, özel öğrenme güçlüğü tanılama süreçlerini ve bu öğrencilere nasıl yaklaşılması gerektiğini aktardı.
İkinci gün, Arş. Gör. İrem Akçayır, teknoloji ve yapay zeka konusundaki derin bilgisiyle öğretmenleri aydınlattı. Akçayır, özel öğrenme güçlüğüne sahip öğrencilere nasıl daha etkili ders işlenebileceğini gösterdi. Web tabanlı uygulamalarla yapılabilecek etkileşimli ders yöntemlerini öğretmenlere aktardı ve uygulamalı örneklerle bu yöntemleri gösterdi.
Üçüncü gün yine Doç. Dr. Ufuk Özkubat’ın bilgilendirici sunumuyla devam etti. Bu sefer Özkubat, dünya genelinde özel öğrenme güçlüğü hakkında yapılmış akademik araştırmaların anahtar bilgilerini paylaştı, öğretmenlere bu konuda bilimsel bir zemin ve düşünce yapısı kazandırdı.
Eğitimin her gününde coffee breakler, öğlen yemekleri ve sosyal etkinliklerle katılımcıların enerjisi yüksek tutuldu, aynı zamanda bu sosyal etkinlikler öğretmenlerin birbirleriyle ve eğitmenlerle daha samimi bir atmosferde iletişim kurmalarına olanak tanıdı. Bu etkinlikler, öğretmenlerin birbirleriyle deneyimlerini paylaşmalarını ve yeni fikirler edinmelerini teşvik etti.
Eğitim öncesinde ve sonrasında uygulanan ön-son testlerle öğretmenlerin bilgi seviyeleri ölçüldü. Bu testler sayesinde eğitimin etkisi ve katkısı objektif bir şekilde değerlendirildi. Eğitimin sonunda tüm katılımcılara sertifika verildi ve geri bildirim anketleriyle eğitimin değerlendirilmesi sağlandı. Anket sonuçları, eğitimin gelecekteki versiyonlarının nasıl daha verimli hale getirilebileceği konusunda fikir sahibi olmamıza yardımcı oldu.
Üçüncü gün yine Doç. Dr. Ufuk Özkubat’ın bilgilendirici sunumuyla devam etti. Bu sefer Özkubat, dünya genelinde özel öğrenme güçlüğü hakkında yapılmış akademik araştırmaların anahtar bilgilerini paylaştı, öğretmenlere bu konuda bilimsel bir zemin ve düşünce yapısı kazandırdı. Bu bilgilendirmenin öğretmenlerin öğrencilere daha etkin destek olmalarını sağlayacağına inanıyoruz.
Bu eğitim serisinin sonunda öğretmenler, özel öğrenme güçlüğü olan öğrencilere nasıl daha etkili ve anlayışlı bir yaklaşım sergileyebilecekleri konusunda bilinçlendirilmiş ve donanımlı hale geldi. Eğitimin bu başarısında tüm katılımcıların, eğitmenlerin ve destek verenlerin büyük emeği vardı. Bu tür eğitimlerin öğrencilerin akademik başarısını artırma potansiyelinin farkında olarak, tüm destek verenlere teşekkür ediyoruz.
Kapanış
Kapanış konferansı ve etki değerlendirmesi
Gerçekleştirildi
Kapanış konferansı
Derneğin Instagram hesabıProje planında öngörülen kapanış konferansı gerçekleştirildi ve Instagram’da paylaşıldı. Güncel paylaşımlar için Akademisyenler Birliği Derneği’nin Instagram hesabına göz atabilirsiniz.
Yayımlanacak
Etki değerlendirme raporu
KaynaklarProjenin etki değerlendirme raporu hazırlandığında bu sitede, Kaynaklar sayfasında yayımlanacak.
Kaynakları paylaşın
El rehberi, öğretim stratejileri kitapları ve seminer sunumları ücretsiz olarak indirilebilir.